Erich Fromm Sevme Sanati [2021]
Fromm, kitabın felsefi altyapısını insanın doğası üzerine kurar. Ona göre insan, doğadan kopuşunun (bilincin doğuşu) getirdiği derin bir yalnızlık hissi içindedir. Bu yalnızlıktan kurtulmak için insanlar çeşitli yollara başvurur:
Sevgi tesadüfi anlara bırakılamaz. Hayatın her alanında (işte, uykuda, ilişkilerde) disiplinli olmak gerekir.
Fromm, kitabında pek çok kişinin sevginin kendisini değil, sanatını öğrenmeye çalıştığını söyler. Yani insanlar, nasıl sevileceklerini, nasıl çekici olacaklarını, başkalarının sevgisini nasıl kazanacaklarını öğrenme derdine düşerler. Oysa sorunun asıl kaynağı, kişinin kendisinin sevmeyi bilmemesidir. erich fromm sevme sanati
Sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etkin ilgidir. Bir çiçeği sevdiğini söyleyen ama onu sulamayan birine inanmayız.
Most people rush into relationships because they cannot bear solitude. They cling, they fuse, they dissolve their identity into another. Fromm calls this “symbiotic union”—essentially a form of psychological parasitism. One person becomes the dominant (the sadist), the other the submissive (the masochist). Both believe they are close; in truth, neither is free. one never learns an art.
Her sanat dalında olduğu gibi sevme sanatı da önce teorik bilginin öğrenilmesini, ardından yoğun bir pratik süreci gerektirir. Edilgen Değil, Etken:
Fromm, bir sevginin "olgun" ve gerçek bir sevgi sayılabilmesi için yapısında mutlaka bulunması gereken dört aktif bileşeni tanımlar. Bu bileşenler tüm sevgi türleri için ortaktır: bir kitabı okurken veya sadece yürürken
Modern çağın en büyük sorunu dikkat dağınıklığıdır. Bir insanla birlikteyken, bir kitabı okurken veya sadece yürürken, o anın içinde tamamen var olabilmek sevginin zeminini hazırlar.
Any art requires patience. If one is after quick results, one never learns an art.

